Hiçbir Şey Yapmak İstemiyorum!


Dr David Burns, psikolojide klasikleşmiş “İyi Hissetmek” kitabında, depresyonu anlatmaya çalışırken tamamen gerçek dışı bir örnek olarak şunu vermiş: “Eğer bir kişi her şeyden uzak kalarak aylarını geçiriyorsa, tüm normal aktivitelerden ve kişiler arası ilişkilerden uzaklaştıysa, bu durumu depresyon izleyecektir. Küçük maymunlar bile arkadaşlarından ayrılıp küçük bir kafese konulduklarında diğerlerinden geri kalıyor ve içlerine kapanıyorlar.”

Bu kitap 1999 yılında yayımlandığında eminim Dr Burns, 20 sene sonra dünyanın dört köşesinde milyonlarca insanın tam da bu anlattığı durumu yaşayacağını tahmin etmemiştir.


Tabii ki şu sıralar normalden daha negatif bir ruh hali yaşamak normal. Negatif hissettiğimiz dönemlerde de aklımızdan otomatik negatif düşünceler geçmeye başlayabiliyor.


Bana sorarsanız bu psikolojideki en ilgi çekici paradokslardan biri şu: Kendimizi kötü hissettiğimizde negatif düşüncelere kapılıyoruz, bunları düşündükçe bir şeyler yapma isteğimiz iyice azalıyor, hiçbir şey yapmayınca kendimizi daha da kötü hissediyoruz ve böylece kısır bir döngüye giriyoruz.


Zaman içinde hem bir psikoloji öğrencisi, hem bir araştırmacı, hem de kendi hayatını yaşayan bir insan olarak bu döngüyü aşmama yardımcı olan bazı teknikleri sizlerle de paylaşmak istiyorum.


1. Bir şeyi yapmadan önce içinizden gelmesini beklemeyin.


Bir şey yapmadan önce kendinizi motive hissetmeyi bekliyor olabilirsiniz.

Fakat sanılanın aksine, motivasyon, aksiyondan sonra gelir.


Bunu görebilmek için basit bir egzersiz deneyebilirsiniz. Önce yapmak istediğiniz bir şeyi seçin.

Bunu bir yere yazın. Sonra, 100 üzerinden, bunu yapmak için olan motivasyon seviyenizi de yanına yazın…

Örnek: Yoga yapmak.

Motivasyon seviyem: %5.


Sonra yapmanız gereken şeyi mümkün olan en küçük parçalarına bölün - mümkünse yapması en fazla yarım saat, hatta daha da az sürecek parçalara.


Örnek: Yoga matımı oturma odasına getirip yere sermek.


Sonra ilk ufak parçayı yapın. Bunu yaptıktan sonra motivasyonunuz nasıl?


Yeni motivasyon seviyem: %30.

2. Ya hep, ya hiç bakış açısından kurtulun.


Özellikle mükemmeliyetçi bir kişiliğiniz varsa, genelde bir şeye başlamadan önce onu tam olarak yapabilmeyi, eğer tam ve mükemmel bir şekilde yapamazsanız yapmanın anlamı olmadığını düşünüyor olabilirsiniz.


"Yogaya başlamak istiyorum, ama matım/taytım/spor sutyenim/özel hocam/param yok, o yüzden başlayamam."


"Resim yapmaya başladım ama ilk resmim güzel olmadı. Demek ki ben yeteneksizim, yeteneksizsem de resim yapmamın hiçbir anlamı yok."


"Evi temizlemem gerekiyor ama tüm evi temizlemem imkansız. En iyisi hiç uğraşmamak."


Fakat eğer kendinizden mükemmel olmayı beklerseniz yaptığınız hiçbir şey beklentilerinizi karşılamayacak ve sürekli hayal kırıklığıyla başa çıkmanız gerekecek. Kendinize mükemmel olmama iznini verin. Böylece hem daha fazla şey yapabilecek, hem de bu yaptığınız şeylerden daha fazla keyif alabileceksiniz!


3. Aşırı genellemekten ve kendinizi damgalamaktan vazgeçin.

Bir şeyi deneyip de yapamadığınızda, ya da yapıp da hata yaptığınızda, kendinizi tembel, beceriksiz, yeteneksiz olarak etiketliyor musunuz?


“Bu resmi yapamadım. Öyleyse ben yeteneksizim.”

“Bu sınavda iyi bir not alamadım. Benden bir şey olmaz.”

“Bir bitkim öldü. Demek ki ben bitki bakamıyorum.”


Tabii ki yeteneksiz olduğunuza, sizden bir şey olamayacağına, bitki bakamadığınıza inanırsanız bunları bir daha deneme isteğiniz azalacaktır! Fakat kimse her şeyi her zaman mükemmel yapmıyor. En ünlü sanatçıların bile beğenmedikleri resimleri, en başarılı öğrencilerin bile düşük not aldıkları sınavları, ve en dikkatli botanistlerin bile öldürdükleri bitkileri var, bundan emin olabilirsiniz.


Bundan sonra bir şeyi başaramadığınızda kendinizi etiketlemek yerine, davranışınızı etiketlemeyi deneyebilirsiniz.

4. Olumlu şeyleri geçersiz kılmaktan vazgeçin.

Hiç birisi size bir iltifatta bulunduğunda “öylesine söylediler, gerçekten öyle düşünmüyorlardır” diye düşündünüz veya onlara aksini kanıtlamaya çalıştınız mı?


Veya şu durumda, “insanlar her gün ölüyorlar, ekonomi çöküyor, ben resim yapsam ya da gitarımı çalsam ne fark eder,” “dünya bu durumdayken zaten mutlu olmak yanlış” diye düşündünüz mü?


Ben bunu çok yapıyordum, hala da yapıyorum. Fakat zamanla fark ettim ki, bir şeyi yapamıyor olmam, başka şeylerde iyi olamayacağımı göstermez.


Artık rahatsızlık duysam da, birisi bana bir iltifatta bulunduğunda aksini kanıtlamaya çalışmak yerine sadece teşekkür etmekle yetiniyorum. Hayatta hiçbir şey siyah veya beyaz değil, unutmayın. İnsanın doğasında zaten kötüye odaklanmak var... Fakat daha iyi hissedebilmek için iyiye de dikkat etmek ve kabullenmek önemli.


4. -meli, malı cümlelerini kullanmayı bırak.

Özellikle sürekli sosyal medyada başka insanların hayatını ve yaptıkları güzel şeyleri gördükçe, hepimiz bazen kendimize “ben de şunu, bunu yapmalıyım” diyebiliyoruz.


“Spor yapmalıyım.”

“Ders çalışmalıyım.”

“Sabah erken kalkmalıyım.”

“Tezimi yazmalıyım.”


Fakat tüm bu şeylere sadece “yapmamız gerekenler” olarak bakarsak yapma isteğimizin azalması çok normal. Bir çocuğa bir şeyi yapması veya yapmaması gerektiğini söylerseniz ne yapar? Tam tersini!


Bunun yerine, şöyle düşünün. Ben ne yapmak istiyorum veya neyi yapmak bana iyi gelecek?


Yapmak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz şeylerin bir listesini çıkarabilirsiniz mesela. Sonra da her birini yapmanın avantajlarını ve dezavantajlarını dürüstçe yazabilirsiniz. Böylece yapmak için, "zorunda olmak" dışında nedenleriniz olacak.


“Yoga yapmalıyım, ama hiç istemiyorum!” diye düşünmek yerine, yoga yapmanın avantajlarını ve dezavantajlarını düşünürseniz, yapıp yapmamak konusunda daha sağlıklı bir karar verebilirsiniz.

Umarım bu bahsettiklerimi hayatınıza uygulama gücünü bulabilirsiniz ve işinize yararlar.


Unutmayın, bunları uygulamayı öğrenmek ve hayatınıza entegre edebilmek senelerinizi alabilir. Bir kere yapıp yararını görmezseniz veya başaramazsanız kendinize şefkat gösterin.


Eğer bunları deneyecek gücü kendinizde bulamıyorsanız ve depresyona doğru ilerlediğinizi hissediyorsanız lütfen online olarak bir danışman veya terapistten yardım almaktan çekinmeyin. Depresyon ciddi bir rahatsızlık ve nasıl fiziksel bir rahatsızlığımız olduğunda bir doktora gitmekten çekinmiyorsak, psikolojik yardım almaktan da çekinmemeliyiz.


Kendinize çok iyi bakın, şefkatli davranın. Bir dahakinde görüşmek üzere, hoşçakalın!

704 görüntüleme

© Gizem Altheimer. Wix.com kullanarak yapıldı.

  • Grey YouTube Icon
  • Grey Instagram Icon